Zeytin Yetiştiriciliğinde doğru bilinen yanlışlar

13.08.2016

Kişi Okumuş

0 Yorum

Zeytin Yetiştiriciliğinde doğru bilinen yanlışlar

Asırlardır dağlarda, yamaçlarda, taşlık tepelerde, kıraç arazilerde kendi halinde yetişen zeytin 2000’li yıllarda T.C Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın teşvik vermesiyle düz ovalara, 1. ve 2.sınıf tarım arazilerine inmiştir. Yamaç arazilerde delicelerin üzerine kültür çeşitlerinin aşılanmasıyla verimi bir nebze arttırılan eski tip zeytinliklerde sulanmadan, doğru düzgün gübrelenmeden, ağaç diplerindeki otları çapalamayla yapılan konvansiyonel (geleneksel) tarım sistemi yeterliydi. Fakat düz ovalarda konvansiyonel (geleneksel) tarım sistemini devam ettirerek yüksek verim beklemek imkansızdır. Düz ovalarda, tarım arazilerinde kültür çeşitleriyle kurulan yeni zeytinliklerin daha çok bakıma, özene ve ilgiye ihtiyacı vardır. Yeni tesis zeytin bahçelerinde yüksek verimin yakalanması için atılacak ilk adım, zeytinin geleneksel tarımındaki doğru bildiğimiz yanlışları unutarak yerine bilinçli tarım tekniklerini yerleştirmek olmalıdır. Bu derlemede bu konu detaylı bir şekilde incelenmiştir.

WRONGS WHİCH ARE KNOWN TRUE İN OLİVE GROWİNG

ABSTRACT

Olives was growing on their own, in cliffs,on mountains, on slopes, stony peaks for centuries, In 2000, with the incentive of the Ministry of Food, Agriculture and Livestock of

T.C, olive has landed on flat plains and 1st and 2nd class agricultural lands. At the slopes, in the old olive gardens -that yield have been increased a bit by the grafting of culture varieties on the wild olive tree- conventional (traditional) agricultural system without watering,

inadequate fertilizating and only chopping weeds under the tree was sufficient. But it is impossible to expect high yield by maintaining the conventional (traditional) agriculture

system in flat plains. The new olive groves, cultivated in flat plains and 1 st class agricultural lands, need more care, attention and elaboration. The first step to be taken to catch high yields in the new plant olive gardens, it should be to place conscious agricultural techniques instead

of forgetting the mistakes we know correctly in the traditional agriculture of olives. This issue has been studied in detail in this review.

Zeytin Yetiştiriciliğinde Doğru Bilinen Yanlışlar

Asırlardır dağlarda, yamaçlarda, taşlık tepelerde, kıraç arazilerde kendi halinde yetişen zeytin 2000’li yıllarda T.C Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın teşvik vermesiyle düz ovalara, 1. ve 2.sınıf tarım arazilerine inmiştir. Yamaç arazilerde delicelerin üzerine kültür çeşitlerinin aşılanmasıyla verimi bir nebze arttırılan eski tip zeytinliklerde sulanmadan, doğru düzgün gübrelenmeden, ağaç diplerindeki otları çapalamayla yapılan konvansiyonel (geleneksel) tarım sistemi yeterliydi. Fakat düz ovalarda konvansiyonel (geleneksel) tarım sistemini devam ettirerek yüksek verim beklemek imkansızdır. Düz ovalarda, tarım arazilerinde kültür çeşitleriyle kurulan yeni zeytinliklerin daha çok bakıma, özene ve ilgiye ihtiyacı vardır. Yeni tesis zeytin bahçelerinde yüksek verimin yakalanması için atılacak ilk adım, zeytinin geleneksel tarımındaki doğru bildiğimiz yanlışları unutarak yerine bilinçli tarım tekniklerini yerleştirmek olmalıdır.

Doğru bilinen yanlışlara göz atalım:

 

“Zeytin Ara Tarımına Uygundur”

Zeytin ağacı ara ziraatine uygun değildir. Zeytin ağaçlarının sıra aralarına domates, kavun, karpuz, pamuk v.b Verticillium dahlie hastalığına duyarlı bitkiler ekilirse tarla bitkisinin hasatından sonra dahi Verticillium etmeni toprakta kalacak ve zeytini hastalandıracaktır. Toprak bir kez V.Dahlie ile bulaştık-tan sonra, 10 yıl veya daha fazla süre bulaşık kalır. Hastalık daha çok taban arazilerde görülmekte ve tarlanın geçmişinde pamuk, domates v.b duyarlı ürünlerin bulunması sorunu arttırmaktadır. Özellikle etmenin pamuktaki yaprak döktüren ırkı zeytinde de oldukça fazla sorun oluşturmaktadır. Ege Bölgesinde çiftçinin yaklaşık 10 yıl önce pamuk tarımından uzaklaşıp o alanlara zeytin dikmesiyle Verticillium solgunluğu hastalığı oldukça fazla sorun olmuşturmaya başlamıştır. Hastalığın şiddeti etmenin toprakta var olma süresine, zeytin çeşidine, ağaç yaşına, bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

 

“Her Zeytin Çeşidi Her Bölgeye Uyar”

Zeytin bahçesi tesis edilirken öncelikle o bölgeye uyum sağlamış olan yerel çeşitler tercih edilmelidir. Örneğin Ayvalık çeşidi Kuzey Ege’de; Memecik çeşidi Güney Ege’de uzun yıllardan beri adapte oldukları için daha çok verim verir. Benzer şekilde Edincik Su çeşidi Marmara’da; Kilis Yağlık ve Nizip Yağlık Güney Doğuda; Butko Karadenizde; Büyük Topal Ulak Akdenizde çok eski yıllardan beri adapte olmuş çeşitlerdir. Gemlik çeşidi ise Ege’den başlayıp Akdeniz, ve Güneydoğuya kadar oldukça geniş bir alanda uyum sağlamış adaptasyonu yüksek bir çeşittir. Yine de az önce belirttiğimiz gibi öncelik o bölgeye uyum sağlamış olan yerel çeşitlere verilmelidir. Yerli çeşit konusunda diğer önemli bir mevzu çeşidin kullanım amacına uygun dikim mesafesinde dikilmesidir. Örneğin Domat, Eşek Zeytini gibi büyük taç hacimli yeşil sofralık çeşitlerde tane iriliğini arttırmak için 6*8 m veya 7*7 m ye dikim yapılmalı; Gemlik gibi küçük taç hacimli siyah sofralık olarak ya da yağlık olarak değerlendirilebilen çeşitlerde 5*5 m dikim normu kullanılmalıdır. Orta taç hacmine sahip ve ağırlıklı olarak yağlık değerlendirilen Memecik, Ayvalık, Kilis Yağlık gibi çeşitlerde 6*6 yada 5*7 m dikim normu tercih edilmelidir.

“Yabancı Çeşitler (Özellikle Bodur Çeşitler) Türkiye’de Sorunsuzca Yetiştirilebilir”

Arbequina, Koroneiki, Arbosona gibi bodur çeşitleri Gemliği diker gibi 5*5 m dikim normunda dikemeyiz. Sık dikime uygun dikim mesafesi sıra üzeri 1.5 m aralıkta olmak zorundadır. Benzer şekilde sulama, gübreleme, ilaçlama işlemleri de sık dikime uygun yapılmak zorundadır. Sık dikimde en dikkat edilecek konu zeytinliğin meyilsiz düz bir arazide tesis edilmesi gereğidir çünkü budama ve hasat işlemlerinin özel makinalarla yapılması zorunluluğu vardır. Sık dikimde verime çabuk yatılmasına rağmen ekonomik
ömrü diğer sisteme göre daha kısadır.25-30 yıl sonra tesisin tekrar yenilenmesi gündeme gelmektedir.

“Toprak ve Yaprak Tahliline Gerek Yok, Zeytin Fakir Toprakların Zengin Ağacıdır”

Zeytinin de diğer ağaçlar gibi hem bahçe tesisinin kuruluş aşamasında (temel gübreleme), hem de verim döneminde gübreye ihtiyacı vardır. Topraktan ve ilerleyen dönemlerde yapraktan alınan örneklerin laboratuar analizine düzenlenen rapora göre uygun gübre çeşidiyle, uygun dozda gübrelenmesi gerekir. Zeytinliklerde at gübresi, tavuk gübresi gibi hayvansal kaynaklı gübreler kullanılacaksa yanmış olmasına dikkat edilmelidir. Toprak pH’sı yüksek ise tavuk gübresi topragı daha da tuzlaştıracağından kullanılmamalıdır.

“Zeytinin İlk Budaması Ne Kadar Gecikirse O Kadar İyidir”

Yeni dikilen ağaçlarda ilk iki yıl sadece “uç alma” yapılmalı (sonradan kesilecek dallarda) onun dışında 3.yıl ağaç 3 dal üzerinde yükselecek şekilde 60-80 cm yüksekten şekil budaması yapılmalıdır. İlerleyen dönemlerde ağaç mahsül vermeye başlayınca verimi düşüren odun dalları aralardan çıkarılmalıdır.

“Zeytin Suyu Sevmez”

Zeytin ağacının daha iyi verim vermesi için özellikle meyve tutumundan itibaren Mayısta sulamaya başlanıp Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları boyunca 10 günde bir tercihen damla sulama sistemiyle (toprak ve su kaynaklarının korunumu açısından) sulanmalıdır.

“Toprak Ne Kadar Çok İşlenirse O Kadar Yüksek Verim Alınır”

Zeytin tesislerinde fazla toprak işleme hem toprağı yorar hem de toprağın neminin kaybolmasına neden olur. Toprak işlenirken ağacın taç izdüşümünün içinde kalan bölgedeki yabancı otlarla mücadele el çapasıyla hafif çapalamayla veya herbisit (ot öldürücü ilaç) ile yapılmalıdır. Ağacın gövdesine yakın yapılan toprak işlemede kullanılan aletler zeytin ağaçlarında yüzeye yakın köklere zarar verilebilmekte ve mantari hastalıklara neden olmaktadır. Bu nedenle yabancı otlarla savaşta 5şer metre bırakılan sıra arlarında her iki taraftaki sağlı sollu ağaçların taç izdüşümlerinin dışında kalan orta sahada ara çapası tarzı minimum toprak işlemeler yapılmalıdır. Ara çapada pulluk gibi derin sürümler yerine köklere zarar vermeyen döner tırmık, kultüvatör, kaz ayağı tarzı yüzlek işleyen aletler kullanılmalıdır.

“Komşum Kullandığı Zirai Mücadele İlacından Yıllardır Memnun, Benim Arazim Daha Geniş Olduğundan Aynı İlacı Biraz Daha Fazla Dozda Atarsam Daha Etkili Olur”

Zeytinliklerdeki hakim olan yabancı otlar her arazide aynı olmayabilir. Bir Bahçede dar yapraklılar hakim konumdayken diğer bahçede geniş yapraklılar hakim konumda olabilir.Aynı durum hastalık ve Zararlılar içinde geçerlidir. Bu nedenle Bitki Korumada kullanılacak ilaçların doğru zamanda, doğru dozda ve teknik talimata uygun şekilde (İlaçlamada kullanılacak ilaç tankının veya sırt pulvarizatörünün belirlenen oranlarda suyla doldurularak ilaçla karıştırılması, maske kullanılması v.b) hazırlanması hem doğayı hem de insan sağlığını koruma açısından oldukça kritik öneme sahip konulardır. Bu konudaki en doğru adres Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerinin Bitki Koruma Şubeleridir. Aynı şekilde Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü ve Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Bitki Koruma birimleri de destek alınabilecek doğru adreslerdir.

“Sırıkla Hasat Hem Kolay Hem de Ekonomik Bir Yöntemdir”

Ülkemizde çoğu yerde Zeytin hasatı halen sırıklarla dalları dövme şeklinde yapılmaktadır. Bu hasat şekli ağacın gelecek yıl ürün verecek sürgünlerinin zararlanmasına ve yaprak dökmesine sebep olur. Oysa yaşlı ağaçlarda gövdeye montaj edilebilen mekanik sarsıcılarla veya daha genç ağaçlarda tek elle bile kullanılabilecek akülü zeytin hasat eden sıyırıcılar, dal sarsıcılarla hasat yapılırsa zeytin ağacına veya danesine zarar vermeden zamandan, paradan işçilikten tasarruf sağlanır.

“Hasatta Toplanan Zeytinlerin Çuvallanarak Bekletilmesi Hasat Sonunda Toplu Olarak Fabrikaya Götürülmesi Bir Zarara Yol Açmaz”

Hasat edilen zeytinlerin hava sirkülasyonunun az olduğu depolarda naylon çuvalların içindeüst üste yığınlar halinde günlerce bekletildikten sonra yağ fabrikasına götürülmesi zeytinyağının asitliğini yükseltir, tadını acılaştırır, kalitesini düşürür. Aynı şekilde zeytinyağının plastik pet şişelerde güneşin altında bekletilmesi de benzer olumsuzluklara sebep verir. Zeytinyağının koyu renkli cam şişeler içinde gölge yerde, oda sıcaklığında (20-21 C0 saklanması) yağın raf ömrünü uzatır.

Zeytin, danesiyle, yağıyla içerdiği pek çok faydalı yönleriyle doğanın bize verdiği en mucizevi bitkilerden biridir. İyi bakım koşullarında zeytin kendinden beklenen performansın kat be kat fazlasını bizlere bahşedecek bir yeteneğe sahip asırlık bir geçmişe sahiptir. Bizlere düşen görev bu değerli mirası iyi koşullarda bakıp geliştirerek gelecek nesillere aktarmaktır.

Meltem AYAZ / Zekeriya ÇİĞDEM
Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Bornova/İZMİR
[email protected]

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz